Eğitimde Teknolojinin Önemi

Her geçen gün teknolojiyle daha iç içe bir yaşam sürüyor ve hayatımızın her alanına teknolojiyi dahil etmeye başlıyoruz. Bu alanlardan biri de eğitim. Konu eğitim olduğunda teknoloji eğitimde yer almalı mı almamalı mı sorusu birçok eğitimci ve velinin aklını meşgul eden ve yanıt bulması gereken bir soru.

 Teknoloji Eğitimde Kullanılmalı mı?

Eğitimde teknoloji kullanmayı faydalı bulanların en önemli dayanak noktası teknolojinin bilgiye ulaşmayı oldukça kolaylaştırdığını düşünmeleridir. Birçoğumuz akıllı telefon, bilgisayar ve tabletten en az birine ya da birden fazlasına sahibiz. Hal böyle olunca bilgiye ulaşmak parmaklarımızın ucunda. Çevrimiçi ansiklopediler sayesinde milyonlarca sonuç arasından istediğimizi bulup bilgi sahibi olmak çok kolay. Bunun dışında bilimsel yayınlara da arama motorları sayesinde ulaşabiliyoruz. Teknolojinin bizi bilgiye kolay ulaştırabiliyor olması sadece eğitim gören öğrenciler için değil aynı zamanda eğitmenlerin de kendilerini geliştirmeleri için büyük bir avantaj sağlıyor.

Teknoloji aynı zamanda sınıf içinde de oldukça verimli şekilde kullanılabiliyor. Özellikle akıllı tahta adı verilen sistemler sınıflarda yaygınlaşmış durumda. Birçok öğretmen bu akıllı tahtaların faydalarından yararlanıyor. Gerçek haritalar yerine akıllı tahtaya yansıtılmış haritalar kullanılırken öğretmenler soruları tahtaya yazmak yerine artık yansıtıyor. Bunun en önemli avantajı hem harita, tebeşir, silgi vb. materyallerin maliyetinden kurtulmuş olunuyor hem de yazıyı silmek ya da yazmakla daha az zaman harcanılıp daha verimli dersler işleniyor. Ayrıca akıllı tahtalar ile görseller daha fazla kullanılıp görsel hafızası daha iyi olan öğrencilerin birçok bilgiyi görsellerle eşleştirerek daha iyi hatırlaması sağlanıyor.

Teknolojinin eğitime bir diğer katkısı da dil öğrenme konusunda öne çıkıyor. Geleneksel dil eğitiminde öğretmenler genellikle dil kurallarını öğreterek öğrencilerin yabancı dilleri öğrenmesini sağlıyor. Fakat teknoloji ile dil eğitimi entegrasyonu sayesinde öğrenciler ana dil seviyesinde yabancı dil konuşan insanları dinleyebiliyor, kilometrelerce ötedeki insanlarla konuşabiliyor ve geliştirilen uygulamalar sayesinde etkileşimli bir şekilde yabancı dil öğreniyorlar.

Tüm bu yukarıda saydığımız nedenler teknolojiyi eğitimde kullanmamız gerektiğini doğrular nitelikte. Fakat teknolojinin aşırı kullanımı da bazı istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.

 Teknoloji Öğrenmeyi Yavaşlatıyor mu?

Daha önceleri bilgiye erişmek için oldukça uzun uğraşlar veren bizler yukarıda bahsettiğimiz gibi artık oturduğumuz yerden bilgiye kolayca erişiyoruz. Fakat bilgiye bu kadar kolay ulaşmak aynı zamanda öğrendiklerimizin kalıcı olmasının önünde bir engel olabilir. Örneğin kütüphaneye gidip ya da evlerdeki ansiklopedileri araştırarak edinilmiş bir bilgi belirli bir mücadele ve emek sonunda edildiği için unutulmasını zorlaştırabiliyor.

Bir diğer önemli nokta ise teknolojinin bu denli yaygınlaşması ile birçok çocuk artık sokak oyunları yerine bilgisayar oyunlarını tercih ediyor.  Bu durum da çocukların bu oyunlara bağımlı olup sokak oyunları ile daha az zaman geçirmesine ve bunun sonucu olarak da daha az hareket etmesine, daha az sosyalleşerek sosyal zekalarını yeterince geliştirememesine ve de kas – motor becerilerinin de istenildiği düzeyde gelişmemesine neden olabiliyor.

Sonuç olarak teknolojiyi hayatımızdan tamamen çıkarmak mümkün olmadığı gibi doğru şekilde kullandığı takdirde oldukça olumlu sonuçlar elde edebiliyoruz. Bu bilgiler ışığında eğitimde üst düzey verimi alabilmek için teknolojiye dayalı yeni metotlar ile geleneksel metotlar arasında bir denge kurulması özellikle çocukların eğitimi için faydalı olacaktır.  

 

Fotoğraf: Robert Baxter / Flickr 

Duyurular

Görsel Eğitim Dersleri

Görsel Eğitim Dersleri Siteye Eklenmiştir. "Görsel Eğitim Dersleri" Bölümünden Ulaşabilirsiniz


Copyright